Stok maliyeti işletmeyi nasıl batırır?
“Ayın sonunda kasada para yok ama depo dolu.” Bu cümle bir tesadüf değil; ölü stoğun klasik belirtisidir. Depodaki her ürün, aslında oraya kilitlenmiş nakittir.
Ölü stok, satılmayan ya da çok yavaş satılan, depoda bekleyen üründür. Sorun sadece raf işgal etmesi değildir: o ürüne ödediğiniz para, satılana kadar başka hiçbir yerde kullanılamaz. Yani stok, bağlı sermayedir — nakit gibi görünmez ama nakdinizi tüketir.
Stok neden gizli bir maliyettir?
Depoda 500 bin TL’lik ürün duruyorsa, o 500 bin TL ne borç ödemede ne yeni fırsatta kullanılabilir. Üstelik stoğun taşıma maliyeti de vardır: depo alanı, sigorta, bozulma/eskime riski, ve sermayenin fırsat maliyeti. Bu yüzden “dolu depo” her zaman iyi haber değildir.
Stok devir hızı: sağlığın ölçüsü
Stok devir hızı, stoğunuzun ne kadar sık satılıp yenilendiğini gösterir. Yüksek devir, paranın hızlı döndüğü anlamına gelir. Düşük devir ise sermayenin depoda çürüdüğünü. Hangi ürünün hızlı, hangisinin yavaş döndüğünü bilmek, ne alacağınıza ve ne kadar tutacağınıza doğru karar vermenizi sağlar.
Ölü stoğu önlemenin yolları
- Depo bazlı canlı stok tutun: hangi üründen nerede ne kadar var, tahminle değil veriyle bilin.
- Yavaş dönen ürünleri erken tespit edin: birikmeden aksiyon alın.
- Stok değerini ortalama maliyetle canlı izleyin: bağlı sermayeyi görün.
- Satın almayı gerçek talebe göre yapın: “ucuz diye” fazla almayın.
Bir depo-stok programı, her deponun stok değerini (ortalama maliyet × miktar) canlı gösterir. Böylece deponuza ne kadar nakit bağlandığını görür ve ölü stoğu büyümeden yakalarsınız. Sağlıklı işletme, dolu deposuyla değil, hızlı dönen stoğuyla övünür.
Deponuza ne kadar nakit bağlı?
Her deponun stok değerini canlı görün. Depo-stok modülünü kendi verinizle demo’da deneyin.
Demo randevusu alın →